Bu sayfada sevdiğim masallar olacak 🙂

//

“gerçekten daha geçek olan bir şey var mıdır?

evet: masal.” (nikos kazancakis)

//

“En doğru masal anlamadan korktuğumuzdur.” (T.S. Halman, Can Kulağı, S13, “Masal sonu”)

//

room on the broom

 

 

 

Cadının var bir kedisi başında da siyah şapkaların en sivrisi, uzun kızıl saçlarının örgüsüne takmış bir de kurdele.

Kedisi mırıldaya mırıldaya kendisi sırıta sırıta, süpürgelerine oturmuş uçuyorlardı rüzgârda…

 

 

 

 

 

 

————————————-

 

vejkulkedisi

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Külkedisi…
Kadın, Vejetaryen, Sindirella…

Arzularımızı yöneten kötü kalpli periler, hayatımızda “bir varmış, bir yokmuş” diyerek uydurulan oyunun kahramanlarıdır ve kulaktan kulağa fısıltı ile bu oyuna dâhil etmek isterler bizi.

Nunila, yani kitabın hikâyecisi, mealen diyor ki; iflah olmaz bir romantik olup hayatımın önemli bir kısmında bekledim, âşık olacağım adamı. Tıpkı masallardaki gibi; evlenip, mutlu olup ve sürekli keklik yiyerek…
işte, kadınlara fısıldanan mutluluk tablosu:
ayağımızı sıkan ayakkabılar…
bedenimizi saran elbiseler…

Ve “YETER” perisi ile tanışıyoruz.

Ve annemize not bırakarak:
“Bir zamanlar özgür kadınlar varmış ve keklikler özgürce uçarlarmış…”

Ve anlıyoruz ki;
“prensleri terk etmek o kadar zordur

 

—————————-

 

Reklamlar